Bazen ağlayarak güçleniyoruz biz.

etraftan, günlük, hayat, kendin gor, uyandırma servisi altında, 12 Haziran 2013 Çarşamba, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın
Uluç dün gece çekmiş bunu.

Uluç dün gece çekmiş bunu.

Dün gece çok geç bir saatte omuzlarım düşmüş, moral sıfır, aklım Gezi’de eve dönerken, bir arkadaşımla karşılaştım. ‘Neyin var?’ dedi. ‘Nasıl neyim var?!’ dedim. ‘Bu kadar şiddet karşısında ne yapabiliriz ki, adamlar mahvediyorlar bizi, parkı.’

yazının devamı »

Uzaktakiler icin gün gün istanbul hikayesi.

etraftan, kendin gor, video altında, 04 Haziran 2013 Salı, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

Uluc’un kamerasından olan bitenler. Kimbilir daha ne goruntuler gelecek.

Sokaktayız, çok güzeliz.

 

 

 

 

 

 

 

 

GEZİ’DE 6. gün

günlük, hayat altında, 03 Haziran 2013 Pazartesi, Ugur Yuksel tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

geziparki01Gezi Parkı Türkiye tarihinde bir dönem noktası oldu. Birçok farklı grup ve görüşte kişinin Gezi Parkı’nı korumak için direnen insanlara uyguladığı orantısız şiddet üzerine 10 binler halinde hem Gezi’yi hem de uygulanan baskıyı protesto etmek için Taksim’e toplandı. 6 gündür hava diye biber gazı solutan devlet ve tüm bu olanlara göz yuman medya artık tanınıyor, biliniyor. Güven, tomadan kaçarken yüzünü Talcid’li suyla yıkayan bir yabancının ellerinde, umut seninle limonunu paylaşan bir genç kızda, gelecek evlerini korunmaya açan Beşiktaşlılarda yeniden hayat buldu, tekrar yeşerdi. Bugün kendi geleceğimizi yaratmak için yine Gezi’deyiz. Ezgi Akdağ

Azınlık değil, aydınlığız.

günlük altında, 02 Haziran 2013 Pazar, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

Gaz, tazyikli su bir an insanı sersemletiyor.

Sonrasında, bir zihin açıklığı, kalp açıklığı.  Birlikteyiz.

6. gün. 14:00′da Taksim.

 

direngezi

Occupy Gezi Parkı!

günlük altında, 29 Mayıs 2013 Çarşamba, Pelin Turgut tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

photo(17)Zor zamanlarla sınanıyoruz. Umut denen şeye tek başımıza iki elle sarılmak olmuyor, bir arada olmamız, yanyanalığı hissetmemiz gerekiyor. Umut ancak öyle kök salıp derinleşebiliyor.

Taksim Gezi Park’ına bu yüzden mutlaka gidin. Kalbinizdeki küçücük umut kıvılcımı büyüsün diye. Parkta bir sürü harika renk var. Davullar var, jonglörler var, çocuklar, şarkı söyleyenler, kepçelere karşı çadırlarda nöbetleşe kalanlar. İnatla ‘Gitmiyoruz!’, inatla ‘Dans edeceğiz’, diyenler. Matem havası değil, tam tersi, coşku ve yüreklilik var.

Bir arkadaşımı gördüm, hafif dudağı titriyordu. ‘Ağaçların kökünden söküldüğü videoyu izledim, kendime gelemiyorum,’ dedi. ‘O çünkü sanki son nokta. Hani hepimiz ölelim, tamam, ama onlar ölmemeli. Bizden çok önce vardılar, bizden çok sonra var olmaya devam etmeleri gerekir.’ Bütün gün evde oturup sonunda o da çıkıp parka gelmişti.

Parkın havasında umut var.  Evet, üzüntümüz gerçek ve yakıyor. Ama umudumuz da bir o kadar ayakta.

yazının devamı »

“Bu oyunu mutlaka izlemelisin”

günlük, hayat altında, 23 Mayıs 2013 Perşembe, Ugur Yuksel tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

BizimAtolyeDün gece bir arkadaşım aradı, epeydir görüşmüyorduk. Onur Haftası’nın nasıl geçeceğini konuşurken bulduk kendimizi; polisin Taksim’deki eylemlere hepten izin vermediğini, Onur Yürüyüşü’ne de gaz sıkıp sıkmayacağını tartıştık bir süre. “Asıl ben seni niye arıyorum” dedi sonra; “Esmeray’ın yeni oyununu duymuş muydun? ‘Bizim Atölye’. Pınar Selek’in ‘Sokak Sanatçıları Atölyesi’ dönemini anlatıyor. Bu Cuma da galası var, ben izledim oyunu ve başkaları da izlemeli diye düşünüp telefon rehberinden sevdiğim herkese haber veriyorum.”
Biliyorum, heyecanlandı mı durduramazsın onu, ben de susuyorum, o anlatmaya devam ediyor: “Pınar Selek’in Türkiye’deki sosyolojik araştırma kanunlarını değiştiren yönteminin nerelerden doğduğunu anlatıyor bu oyun. Hani, Kürtler, Ermeniler, kadınlar, translar, sokak çocukları, eşcinseller, vs. diye virgülle ayrılan ve aslında hayat içinde kesişen birçok toplulukla kurduğu ilişki biçimi üzerinden tarif edilen bu yöntem hep kelimelerle, teorilerle, ‘ama nasıl yapılır ki?’ diye bilinemezlerle tarif ediliyor ya… İşte, Esmeray’ın oyunu bunu kırıyor. ‘Nasıl yapılabildiği’ni nefis hikâyelerle canlandırıyor. Toplumdan dışlanan farklı kesimlerin ‘Sokak Sanatçıları Atölyesi’nde bir araya gelişlerini, birbirlerine selam bile vermek istemeyen insanların bir bakmışsın sokaktan toplanmış çöplerle nasıl gemi yapıldığını birbirlerine anlatışlarını, iktidarın atölyeye nasıl girip darman duman etmeye çalıştığını ve nihayetinde herkesin kendi diliyle bu iktidara karşı nasıl yeniden ayağa kalktığını anlatıyor. Dahası, o hep bildiğimizi sandığımız Pınar Selek’i aslında ne kadar az tanıdığımızı da gösteriyor.” Nihayet nefes aldığında, “E, geliyor musun” diye soruyor. Gülüyorum, “Elbette geliyorum” diyorum.
‘Bizim Atölye’ yarın 20:00′de Tophane’deki Tütün Deposu’nda sahneleniyor. Ve ücretsiz.
E, geliyor musunuz?

Berfe ve Jiyan evlerine varabilsin diye…

etraftan, hayat altında, 22 Mayıs 2013 Çarşamba, Ugur Yuksel tarafından yayınlandı. – 1 Yorum

sesimegel01Biri yaşlı, biri çocuk iki kadın yürüyor. Dağları, yolları aşıyor, ağaçların, taşların yanından geçiyorlar. Biri oğlunu, diğeri babasını askerlerin elinden kurtarmak için kapı kapı dolaşıp “silahınız var mı” diye soruyor. Gitmek‘te sevdiği için yolları arşınlamaktan korkmayan, yorulmayan Ayça gibi onlar da.

Hüseyin Karabey’in yeni filmi Sesime Gel’de izleyeceğiz onları. Tabii film ekibi yeterli parayı bulabilirse… Film neredeyse bitti, kurgusu son aşamada. Yapımcılarından Emre Yeksan’ın dediği gibi son bir hamleye ihtiyaçları var sadece. Bunun için de kolektif fonlama sitelerinden indiegogo’da bir kampanya başlattılar.

Bu destek, izlemek istediğimiz bir filmin tamamlanabilmesine yardımcı olacağı gibi o iki kadının da yolculuklarını tamamlayacak, evlerine dönmelerini sağlayacak. İzleyince göreceksiniz; bunun gerçekleşmesine hepimizin ihtiyacı var çünkü.

yazının devamı »

#cumaninmuzigi

cuma'nın müziği, günlük altında, 03 Mayıs 2013 Cuma, Zaferhan Yumru tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

cumayazın ilk cuma günü müziği. ve videosu. tüm yaz için.

Moda dünyasının film ile imtihanı

!f Oradaydı altında, 02 Mayıs 2013 Perşembe, Zaferhan Yumru tarafından yayınlandı. – 1 Yorum

ffdGeçtiğimiz Cumartesi SALT Galata’da ’74Motion, Vogue Türkiye ve SVA işbirliğiyle İstanbul Fashion Film Day (İstanbul Moda Filmleri Günü) düzenlendi. ‘Fashion film nası bişi ki?’ sorusu aklımda ben de oditoryumdaki yerimi aldım. Filmlerin gösterimi 3 sete bölünmüştü. New York Moda Filmleri Günü’nde gösterilen filmler, Sektör Profesyönelleri: Türk Moda Fotoğfraçılarının Filmleri ve Jüri Tarafından Seçilen Türk Moda Filmleri gösterimi. Gösterimlerin ardından ise Stephen Frailey, Aslı Filinta, Özer Feyzioğlu ve Koray Birand samimi bir panel gerçekleştirdi.

İzleyicilerin tek alkışladığı ve aralarındaki en eğlenceli film olduğu için – kesinlikle ben de dans ediyorum diye değil – buyrun Aslı Filinta‘nın filmi:

yazının devamı »

Ziazan tüpte çikolatasını yiyebilsin diye

etraftan, hayat altında, 16 Nisan 2013 Salı, Ugur Yuksel tarafından yayınlandı. – 1 Yorum

ziazanSinema ve tiyatro oyunculuğu kadar !f İstanbul’a verdiği şahane çeviri desteğiyle de gönlümüzde ayrı bir yeri var Derya Durmaz’ın. Kendisini Mavi Dalga’da izlemeyi beklerken bir film için kamera arkasına geçtiğinin haberini aldık ve çok sevindik. Geçen yıl Ermenistan – Türkiye Sinema Platformu’nda proje ödülü kazanan kısası Ziazan, konusuyla bile şimdiden heyecanlandırdı bizi: Film, çok sevdiği tüpte çikolata kremasından alabilmek için amcasının valizine saklanarak Ermenistan’dan Türkiye’ye geçmeye çalışan bir kız çocuğun hikâyesini anlatıyor. Bütün ekip, hatta Ziazan’ı oynayacak Ammy Vardanyan bile filmin çekilmesi için hazır bekliyor. Ancak Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınırın kapalı olması nedeniyle ekibin ulaşım ücretlerinin çok yüksek olması gibi ciddi bir sorun var önlerinde. Bunun için de çok sevdiğimiz kolektif fonlama sitelerinden indiegogo’da bir kampanya başlatmışlar. Film sadece hikayesiyle değil, çekim süreciyle bile iki ülke arasındaki sınırları kaldıracak görünüyor, biz destek olursak tabi…

!f & Sundance Lab Mayıs’ta Büyükada’da

!f & Sundance Lab, günlük, mutfak dedikodusu altında, 12 Nisan 2013 Cuma, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın
Adapted_seagull
Sundance danışmanlarıyla 2-3 gun kapanıp senaryolarının üzerinden çalışacak olan projeler belirlendi. !f’in yaptığı güzel ortaklıklardan, en tatlı işlerden biri !f & Sundance Senaryo Çalışması. 
Geçtiğimiz yıllarda çalışanların yanakları al al çıkıyor gibiydi bire bir toplantılardan; çok kişisel, derinden bir yaklaşımları var Sundance danışmanlarının. Bu yıl 10-13 Mayıs’ta Büyükada’da kapanacakları üç gün bekliyor onları.
 

yazının devamı »

Kalp kıran şeyler

!f Oradaydı, etraftan, günlük, hayat altında, 09 Nisan 2013 Salı, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – 1 Yorum
respect existence or expect resistanceCuma sabahı İstanbul’dan kaçtım, Alakır’a gittim, !f² ortaklığı sonrası, harbiden tanışma vakti.
Birhan ve Tuğba var orada, sekiz yıldır vadinin kenarındaki arazilerinde, doğayla uyumlu dünyalarında yaşayıp gidiyorlar. İlk tanıştığımızda, benim nutkum tutulur gibi oldu, sustum kaldım bir kaç saat. En son 21 yaşında bir editörken Oruç Aruoba ile bir akşam yemeğinde karşı karşıya denk geldiğimde olmuştu bu. O kadar içim gitmişti ki onun o yumuşak Oruç Aruoba olma haline, konuşurken nefes alamayabilirim zannetmiştim.

yazının devamı »

Festival tavsiyelerimiz..

!f ekipten seçmeler, günlük altında, 03 Nisan 2013 Çarşamba, mustafa uzuner tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

Biz yavaşladık, siz yavaşlamayın: 32. Istanbul Film Festivali geldi, göz açıp kapayıncaya kadar geçer bakın..

Gizlide saklıda kalmış olabilecek favorilerimiz var. Şöyle ki;
images

Serra

Fill the Void / Boşluğu Doldurmak

yazının devamı »

TEDxRESET gelir hoş gelir: Ortaya karışık zihin açıcı.

etraftan, günlük altında, 03 Nisan 2013 Çarşamba, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın
kavsak copy
Festival bittiğinden beri durmadan hap gibi TED parçaçıkları izliyorum. Uzun uzun hikayeler değil, kısa kısa, kafamı uçuran, birilerinin hayatını değiştirebilecek, yeni şeyler duymak istiyorum.
Tanrılar sesimi duymuş olmalılar ki, geçen gün posta kutuma TEDxRESET’in mesajı düştü.

yazının devamı »

Kitaplığımızın “En Heyecanlı Yeri”

etraftan altında, 01 Nisan 2013 Pazartesi, Ugur Yuksel tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

enheyecanliyeriTelevizyon tarihimizin en sıradışı ve özgün sinema programıydı “En Heyecanlı Yeri”. Bu seneki !f İstanbul’da SİYAD jüriliği yapan Ceylan Özçelik’in kıpıp kıpır sunumu, Sertan Ünver’in baş döndüren kurgusuyla izlemekten kendimizi alamadığımız program, bu ülkede iyi televizyonculuk yapılabileceğinin ender kanıtlarından biri olmuştu. 9,5 yıl ekranlarda kalmayı başaran program geçen sene veda ettiğinde haliyle çok üzülmüştük. Ceylan’ın güldüren, yükselten, sallandıran, hızlandıran, “bu kız dünyalı olamaz” dedirten enerjisinden mahrum olduğumuza da, !f İstanbul’un en taze haberlerini yapan bu programı bir daha izleyemeyeceğimiz için de çok ağlamıştık. Neyse ki Ceylan, bu 9,5 yılın bir toparlamasını yapıp kitaba dönüştürdü de biraz da olsun hıçkırığımız kesildi. 
Dikkat Çekim Var
, “En Heyecanlı Yeri”nin farklı dönemlerinden seçilmiş sohbetlerin kitaba aktarılmış hali. Ceylan, Ömer Kavur’dan Reha Erdem’e, Yeşim Ustaoğlu’dan Ümit Ünal’a, Derya Alabora’dan Nergis Öztürk’e, Emrah Serbes’ten Natali Yeres’e, sinemamızın yaratıcılarıyla yapılmış sohbetlere, kendi anılarından beslenen giriş bölümleri yazmış ve arşivinden tadımlık sinema görselleri iliştirmiş. Okuması da bakması da programı izlemek kadar zevkli anlayacağınız. Kitabın kapağına iliştirilmiş DVD’si de cabası!

Toparlıyoruz: !f 2013, kısaca, böyle birşeydi…

günlük altında, 28 Mart 2013 Perşembe, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

Seneye görüşürüz!

 

!f Müzik 2013, tatlı bir başlangıç.

!f 2013, !f music, günlük altında, 26 Mart 2013 Salı, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

 

Galiba oldu. Bu sefer oldu.

Bir kaç yıldır kendi kendimize !f Music diye mırıldanıyorduk. Geçen yıl yumuşaktan bir orta yaptık ve sanıyoruz bu yıl gol. !f Müzik sevdiğimiz bir sürü şey gibi hasbelkadermiş gibi oldu, program şekillenirken arada şekilleniverdi.
Daha aylardan Ekim’di, Cold Play belgeselini izledik, bayıldık, aniden bir !f Muzik Pop Up etkinliği yaptık, Shut and Play the Hits programa girince Nancy Whang & Pat Mahoney !f’in açılış partisine geliverdiler.  Amy Winehouse’un hani şu !f blog’da yazdığımız belgeselini izleyince, Kırım Kilisesi’nde kapatmasak mı, dedik. Öyle oldu işte !f Müzik.
Partiler, gösterimler, kilisede buluşmalar derken, dört bini aşkın !f Muzik’çiyle birlikte kımıl kımıldık bu yıl.

yazının devamı »

Newroz piroz be! (cesur insanlara bi teşekkür)

günlük altında, 21 Mart 2013 Perşembe, Pelin Turgut tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

sehit-ve-pkk-li-anneleri-ayni-masada-3126845Bir yerde gördüm: Yaşasın Halkların SEVGİLİLİĞİ! Ah, dedim. Evet bu.

Sonra bugünkü gazetelerin iç sayfalarında bu resim. Savaşın her iki tarafında yakınlarını kaybeden aileler Urfa’da barış yemeğinde bir araya gelmişler. Ne kadar cesur insanlar var bu ülkede. En derin acılara rağmen birbirine doğru adım atmaya hazır olan.

Bu cesarete tanık olabilmek de galiba bizim şansımız. İnsan olarak ne kadar büyük olunabileceğini öğreniyoruz bu sayede. Biz de cesaretleniyoruz. ‘Mümkün’ dediğimizin sınırları genişliyor.

Ateş bizi temizle! Bahar bizi yenile!

yazının devamı »

#cumaninmuzigi

cuma'nın müziği altında, 15 Mart 2013 Cuma, Zaferhan Yumru tarafından yayınlandı. – 1 Yorum

einstein

Soldaki fotoğrafta Einstein 1955′te öldükten birkaç saat sonra Princenton’daki masasını görüyoruz. Çok garip ama bakmaya doyamıyorum.

Bugün !f İstanbul ofisinden ekibin büyük kısmı ayrılıyor. Masalarımızı Einstein gibi şık terk etmiyoruz, doğru düzgün vedalaşamadık ve herkes birbirine bir garip bakıyor. Akşam dansa wake-up call‘a gitme planları var ama geçen haftasonu olduğu gibi yine iki kişi en fazla katılır herhalde… 6 ay sonra tekrar non-stop görüşeceğimizi bildiğimizden şimdi bir toplaşamama hali var. !f bittikten sonra hemen bahar gelince, festival+bahar yorgunluğu çöktü herkese sanırım. Neyse, dans ederken ayakkabılarımızın pantolonlarımıza sıçratmadan yandığı o geceler için tekrar enerji bulmaya yardımcı bir şarkı, tüm ekip ve !f insanları için bu Cuma’nın Müziği; Thieves Like Us’dan Drugs In My Body.

 

Dün gece Amy bizimleydi

!f 2013, filmler, günlük altında, 08 Mart 2013 Cuma, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – İlk yorumu siz yapın

DSC_0269Dün gece ufaktan kadınlar günü’nü kutlamaya başladık. !f Müzik kapandı, Amy bizimleydi.

 

Bu yıl basın toplantımızdan bir saat önce Pınar Selek’in haberlerini aldığımız gündü. Doğal olarak, insanları birbirine bağlayan, başka yerden bakmamızı sağlayan hikayeler anlatan kadınları ne kadar çok sevdiğimizi, onlara ne kadar çok inandığımızı tekrar ederek başladık !f 2013′e.

 

Dün gece, !f Müzik’in kapanışında başka bir kadın vardı başrolde. Amy Winehouse’un 22 yaşında İrlanda’nın Dingle denen ücra bir kasabasının küçücük kilisesinde verdiği konserin belgeselini Kırım Kilisesi’nde mumlar eşliğinde izledik.

yazının devamı »